Süleyman Hilmi Tunahan (K.S.)
Ömrünü Kur'an-ı Kerim'in öğretilmesine, Ehl-i Sünnet itikadının muhafazasına ve yüz binlerce talebenin yetişmesine vakfetmiş büyük İslam alimi, müfessir, muhaddis ve hukukçu.
Ömrünü Kur'an-ı Kerim'in öğretilmesine, Ehl-i Sünnet itikadının muhafazasına ve yüz binlerce talebenin yetişmesine vakfetmiş büyük İslam alimi, müfessir, muhaddis ve hukukçu.
Süleyman Hilmi Tunahan (K.S.), 1888 yılında Silistre'nin Ferhatlar köyünde dünyaya geldi. Babası, dönemin tanınmış müderrislerinden ve Silistre Rüşdiyesi hocalarından Hafız Osman Efendi'dir. Soyu, Fatih Sultan Mehmed Han'ın Tuna vilayetine özel idareci olarak atadığı İdris Bey'e ve nihayetinde Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) dayanan Seyyidler ailesindendir.
İlk tahsilini memleketinde tamamladıktan sonra ilmin payitahtı İstanbul'a geldi. Fatih Medreseleri'nde (Sahn-ı Seman) devrin büyük allamesi Bafralı Ahmed Hamdi Efendi'nin ders halkasına dahil oldu ve 1913 yılında icazetname aldı.
Ardından Osmanlı'nın en üst düzey lisansüstü ihtisas kurumu olan Dârü'l-Hilâfeti'l-Aliyye Medresesi'nin Medresetü'l-Mütehassısîn kısmına girdi. Giriş imtihanını ve tahsilini birincilikle tamamlayarak Tefsir ve Hadis şubelerinden mezun oldu. Aynı yıllarda hukuk alanında dönemin zirvesi olan Medresetü'l-Kuzzât'ı (Hukuk/Kadılık Mektebi) da birincilikle bitirdi; hem ilim hem de kaza (yargı) sahasında en üst derecelere ulaştı.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve ardından gelen süreçte medreselerin kapatılmasıyla birlikte din ilimlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde, Süleyman Efendi Hazretleri bizzat sahaya inerek tarihi bir mesuliyet üstlendi:
"Evlatlarım! Sizler bu dinin, Kur'an'ın canlı koruyucuları olacaksınız. Bir harf dahi olsa öğretmekten geri durmayın. Gerekirse dağ başında çoban bulun, ona Kur'an öğretin."
Kiraladığı çiftliklerde, tren kompartımanlarında, inşaat köşelerinde ve evlerin bodrumlarında talebe okuttu. Talebelerin iaşesini, giyimini ve barınmasını kendi imkanlarıyla karşıladı. Kısa sürede Kur'an okumayı ve tecvidi kavratan özel öğretim metotları geliştirdi; yüzlerce talebeye sarf, nahiv, tefsir, hadis ve fıkıh okutarak icazet verdi.
Ömrünün son anına kadar tedrisatına aralıksız devam eden Hazret, 16 Eylül 1959 Çarşamba günü Kısıklı'daki hanesinde dar-ı bekaya irtihal eyledi. İstanbul Üsküdar'da Karacaahmet Mezarlığı'nda medfun bulunmaktadır.